<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sorfnet.Com &#187; Siyaset</title>
	<atom:link href="http://www.sorfnet.com/katagori/siyaset/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sorfnet.com</link>
	<description>Biz İnternetiz... Derken?</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Jan 2010 14:48:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ergenekon için 4 bin 139 dava açıldı</title>
		<link>http://www.sorfnet.com/siyaset/ergenekon-icin-4-bin-139-dava-acildi.html</link>
		<comments>http://www.sorfnet.com/siyaset/ergenekon-icin-4-bin-139-dava-acildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 22:24:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Fındıkoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sorfnet.com/?p=838</guid>
		<description><![CDATA[


TBMM Genel Kurulu&#8217;nda bakanlığının 2010 bütçesi üzerinde konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon operasyonunda gelinen noktayla ilgili milletvekillerinden gelen sorulara tek tek cevap verdi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, &#8221;Ergenekon&#8221; soruşturmasında, &#8216;&#8217;soruşturmanın gizliliği ihlali&#8221; gerekçesiyle, içinde kamu görevlilerinin de bulunduğu 4 bin 139 soruşturma açıldığını bildirdi.
Ergin, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2010 yılı bütçesi üzerinde eleştirileri yanıtladı.
Hukuk devletini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></-> <p><img class="size-full wp-image-839 alignleft" title="122820091208083629764" src="http://www.sorfnet.com/wp-content/uploads/2009/12/122820091208083629764.jpg" alt="122820091208083629764" width="250" height="250" />TBMM Genel Kurulu&#8217;nda bakanlığının 2010 bütçesi üzerinde konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon operasyonunda gelinen noktayla ilgili milletvekillerinden gelen sorulara tek tek cevap verdi.</p>
<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin, &#8221;Ergenekon&#8221; soruşturmasında, &#8216;&#8217;soruşturmanın gizliliği ihlali&#8221; gerekçesiyle, içinde kamu görevlilerinin de bulunduğu 4 bin 139 soruşturma açıldığını bildirdi.</p>
<p>Ergin, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2010 yılı bütçesi üzerinde eleştirileri yanıtladı.</p>
<p>Hukuk devletini, &#8221;tüm vatandaşların hukuki güvenliğinin sağlandığı, bütün faaliyetlerinin hukuka bağlı olduğu devlet&#8221; olarak tanımlayan Ergin, hukuk devletine kurallara uymada devlet ile vatandaş arasında farkın bulunmadığını söyledi.</p>
<p>Ergin, hukuka uymanın, yalnızca vatandaş için değil, yasama, yürütme ve yargı için de bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, &#8221;Hukuk devletin ön koşulu ve adil yargılamanın teminatı, yargı bağımsızlığıdır. Yargı bağımsızlığı, yargı üzerinde devlet kurumlarından ve her türlü baskı gruplarından müdahaleleri oluşturan dış etkiden ve yargının kendi içerisinden gelen müdahaleleri oluşturan iç etkilerden korunmasıyla ancak mümkündür&#8221; dedi.</p>
<p>Güven veren bir adalet sisteminin sağlanmasının, başta yargı olmak üzere tüm kurumların görevi olduğunu dile getiren Ergin, yargıya güveni etkileyen olumsuz tutum ve davranışlardan herkesin kaçınması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>-&#8221;HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, HUKUKÇUNUN ÜSTÜNLÜĞÜ DEĞİL&#8221;-</p>
<p>Ergin, demokratik hukuk devletinin gereklerinden birinin de kuvvetler ayrılığı olduğuna dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:<span id="more-838"></span></p>
<p>&#8221;Devlette gerçek kuvvet tekdir, o da millet yani milli iradedir. Egemenliğin kaynağı olan millet, aynı zamanda bütün kuvvetlerin dayanağını oluşturmaktadır. Hukukun üstünlüğüne dayalı, kuvvetler ayrılığı sistemini benimseyen devletlerin amacı, vatandaşların ve devlet kurumlarının evrensel ilkeler ışığında oluşturulan hukuk kurallarına uymasını sağlamaktır. Böyle bir sistemde, hukuk kurallarının uygulanmasında herhangi bir kurum veya kişiye ayrıcalık tanınmayacak, kurallar hukukun üstünlüğüne göre yorumlanacaktır. Unutulmamalıdır ki hukukun üstünlüğü, hukukçunun üstünlüğü anlamına gelmemektedir. Üstün hukuk kuralları, hukukçular için de bağlayıcıdır.&#8221;</p>
<p>Ergin, yargının, yılların ihmalinin telafisi amacıyla hükümetleri döneminde diğer kamu kurumlarına göre pozitif ayrımcılığa tabi tutulduğunu söyledi.</p>
<p>Adalet alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Ergin, hakim ve savcıların mali konumlarının, mesleğin saygınlığına yakışır hale getirildiğini belirtti.</p>
<p>Bakan Ergin, 2003&#8242;ten itibaren biri adli tıp hizmet binası olmak üzere, 119 adalet hizmet binasının tamamlandığını, 84 hizmet binasının ise inşaat ve inşaat öncesi işlemlerinin devam ettiğini anlattı. Ergin, son 7 yılda yapılan ve halen devam eden adalet sarayı metrekare miktarının, 2002&#8242;deki miktarın 4 katını aştığını ifade etti.</p>
<p>-&#8221;ADALET BAKANLIĞINI YETKİLERİNİ DEVREDECEK&#8221;-</p>
<p>Yargı Reformu Stratejisi Belgesi&#8217;ne ve belgenin oluşum aşamasına da yer verdiği konuşmasında Ergin, belgenin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısına ilişkin düzenlemeleriyle gündeme geldiğini anımsattı.</p>
<p>Ergin, HSYK&#8217;nın objektiflik, şeffaflık temelinde, uluslararası belgeler ışığında geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karşı etkili bir itiraz sisteminin getirilmesi, yargı yolunun açılması, HSYK&#8217;nın sekretarya ve denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi konularında mutabakata varıldığını anlattı.</p>
<p>Bu hedeflerin gerçekleşmesiyle, yargı bağımsızlığının daha da güçleneceğini dile getiren Ergin, değişikliklerin hayata geçmesi halinde Adalet Bakanlığının önemli yetkilerini devredeceğini kaydetti. Ergin, &#8221;Bu durumda çalışmalarımızı günlük kaygılarla değil, yargının geleceğini planlayarak ve kişiye bağlı olmadan, geleceği şekillendirme yönünde yaptığımızı gösteren en önemli adımdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>-&#8221;YENİ BİR GÖREVLENDİRME YAPILDI&#8221;-</p>
<p>Adalet Bakanı Ergin, bakanlığın, &#8221;Ergenekon&#8221; soruşturmasında gizliliğin ihlaliyle ilgili işlemlere,  hakim ve savcıların soruşturulmasına neden izin vermediğine yönelik soru üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında görevli savcılarla ilgili olarak yapılan şikayetlerin, bakanlık bünyesinde değerlendirildiğini, incelemelerin yaptırtıldığını söyledi. Ergin, bunlardan 15 dosyanın derdest, bir kısmıyla ilgili doğrulanamadığı gerekçesiyle işlem yapılmasına yer olmadığı kararı verildiğini kaydetti.</p>
<p>Soruşturmanın gizliliğini ihlal gerekçesiyle, içinde kamu görevlilerinin de bulunduğu 4 bin 139 ayrı soruşturmanın açıldığını bildiren Ergin, &#8221;Bu soruşturmalardan devam edenler var, dava açılanlar var, bin 270 adet kovuşturmaya geçilen dosya var. Şu ana kadar derdest 487 dosya var. Şu anda 17 mahkumiyet çıkmıştır. Diğer dosyalar devam ediyor. Bu yargılama faaliyetlerine bizim müdahale imkanımız bulunmamaktadır. Bu birinci etap şikayetlerden sonra yeni şikayetler geldi. Bakanlığımızca yeni bir görevlendirme yapıldı, iki başmüfettişimiz İstanbul&#8217;da bu soruşturmalara devam etmektedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ergin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üye hakiminin ihale yolsuzluğu yaptığına yönelik iddialara da yanıt verirken, yapılan incelemenin, &#8221;bu iddia doğrulanmadığı gerekçesiyle işlem yapılmasına yer olmadığı&#8221; şeklinde sonuçlandırıldığını kaydetti.</p>
<p>CHP&#8217;li Atilla Kart&#8217;ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün kayıp trilyon dosyasının 6 ay bakanlıkta sümen altı edildiğine yönelik açıklamalarına Ergin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen kararın 10 Haziran 2009&#8242;da Adalet Bakanlığına tebliğ edildiğini, bakanlığın da 28 Ağustos 2009 tarihli yazıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosyayı gönderdiğini kaydetti.</p>
<p>-&#8221;DİNLEME KARARI YOK&#8221;-</p>
<p>Bakan Ergin, 25 yargıcın isimleri yazılmadan dinleme kararı alındığına yönelik eleştirilere &#8221;İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen ve hangi hakime ait olduğu anlaşılamayan ses kayıtlarının ve telefon numaralarının hangi hakime ait olduğunun anlaşılması amacıyla HTS raporlarının istenmesi söz konusudur. Dinleme kararı yoktur. Teknik olarak, şu numaralar ile görüşme yapan numaraların tespitine ilişkin bir karar verilmiştir&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>DTP&#8217;nin kapatıldığı gün, terör örgütü elebaşının İmralı&#8217;da avukatlarıyla görüştüğüne yönelik iddialarla ilgili olarak ise Ergin, bunun yanlış bir bilgi olduğunu, avukatların, çarşamba günü mutat görüşme yaptığını, bunun dışında bir görüşmenin kayıtlarında bulunmadığını bildirdi.</p>
<p>Karşılıksız çekten dolayı yaklaşık 2 bin 100 kişinin cezaevinde bulunduğunu ifade eden Ergin, milletvekillerine, 2000 yılından bu yana tutuklu ve hükümlü sayısını yansıtan bir grafik gösterdi.</p>
<p>Ergin, 2010 yılında 52 yeni cezaevine yönelik hazırlıkların tamamlandığını, 15 cezaevi inşaatının da devam ettiğini söyledi.</p>
<p>-&#8221;YARGITAY ÜYE SAYISININ İNDİRİLMESİNİN SAKINCALI OLDUĞUNU SÖYLEDİ&#8221;-</p>
<p>Yargıtay üye sayısının 150&#8242;ye indirilmesine yönelik eleştiriler üzerine Ergin, 2004&#8242;te çıkardıkları kanundan sonra Yargıtay 1. Başkanlığının Yargıtay Kanunun değiştirilmesini talep ettiğini, tekliflerinde Yargıtay üye sayısının 150&#8242;ye indirilmesinin öngörüldüğünü anlattı.</p>
<p>Ergin, tasarının, Yargıtay Başkanlığının görüşü doğrultusunda hazırlandığını, TBMM Başkanlığına gönderildiğini anımsatarak, &#8221;Komisyondayken yeni seçilen Yargıtay Başkanı süre istedi, inceledikten sonra yakın tarihte Adalet Komisyonu ve bakanlığımıza yeni görüşlerini gönderdi. Bu görüşte, bu sayısının şimdi indirilmesinin sakıncalı olacağını ifade etti&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Adalet Bakanı, Deniz Feneri davasıyla ilgili yargı süreci hakkında da bilgi verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sorfnet.com/siyaset/ergenekon-icin-4-bin-139-dava-acildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kürt meselesi&#8217;ne kimleri feda etmedik ki?</title>
		<link>http://www.sorfnet.com/siyaset/kurt-meselesine-kimleri-feda-etmedik-ki.html</link>
		<comments>http://www.sorfnet.com/siyaset/kurt-meselesine-kimleri-feda-etmedik-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 23:39:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Fındıkoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[apo]]></category>
		<category><![CDATA[cem ersever]]></category>
		<category><![CDATA[dehap]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[hadep]]></category>
		<category><![CDATA[kürt meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[kürt meselesi hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[uğur mumcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sorfnet.com/?p=709</guid>
		<description><![CDATA[ Türkiye, ne zaman Kürt meselesi ile ilgili köklü çözüm arayışlarına girse süreç kanlı eylemler ve provokasyonlarla kesiliyor. Son günlerde yaşadığımız olaylar yine aynı oyunun tezgâhlandığını gösteriyor.
Geçmişten ders alınmamış olacak ki, silahlar, bıçaklar, sopalar ellerde yine bazı gruplar sokaklarda. Oysa bu &#8216;kurgulanmış kavga&#8217;da pek çok değerimizi yitirdik.
Geçmişe baktığımızda Turgut Özal&#8217;dan Eşref Bitlis&#8217;e, Adnan Kahveci&#8217;den Uğur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><img class="alignleft size-full wp-image-710" title="kurt_meselesi1" src="http://www.sorfnet.com/wp-content/uploads/2009/12/kurt_meselesi1.jpg" alt="kurt_meselesi1" width="250" height="250" />Türkiye, ne zaman Kürt meselesi ile ilgili köklü çözüm arayışlarına girse süreç kanlı eylemler ve provokasyonlarla kesiliyor. Son günlerde yaşadığımız olaylar yine aynı oyunun tezgâhlandığını gösteriyor.</p>
<p>Geçmişten ders alınmamış olacak ki, silahlar, bıçaklar, sopalar ellerde yine bazı gruplar sokaklarda. Oysa bu &#8216;kurgulanmış kavga&#8217;da pek çok değerimizi yitirdik.</p>
<p>Geçmişe baktığımızda Turgut Özal&#8217;dan Eşref Bitlis&#8217;e, Adnan Kahveci&#8217;den Uğur Mumcu&#8217;ya ve adını sayamayacağımız binlerce masum vatandaşımızı bu uğurda feda ettiğimizi görebiliriz. &#8216;Derin Devlet&#8217;in işi olarak görülen cinayetlerin zamanlamasının Kürt meselesinin konuşulduğu dönemlere denk geldiği de&#8230; Kaybedilen isimlerin tamamı bu haftaki Aksiyon Dergisi&#8217;nde yer aldı.</p>
<p>Dergi, kapak dosyasında Kürt meselesine siyasi ve demokratik çözümün konuşulmaya başladığı 1990 yılından itibaren süreci irdeleyen bir analiz yayımladı. Çarpıcı bilgiler içeren analizde yapılan suikastlar ve provokasyonlar irdeleniyor. Kürt meselesi ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkilendirilen kanlı olaylarda bir çok önemli isim ortadan kaldırılmış. İşte o isimler:</p>
<p>Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas: 26 Eylül 1990&#8242;da ilk sivil MİT Müsteşarı olma hayaline kavuşamadan öldürüldü. Özal&#8217;a yakınlığıyla bilinen Abas, Kürt meselesinin sivil çözümünden yanaydı.<span id="more-709"></span></p>
<p>Başbakanlık Başmüşaviri emekli Korgeneral Hulusi Sayın: 30 Ocak 1991&#8242;de öldürüldü. 1989 yılına kadar OHAL Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanlığı görevinde bulunan Sayın, Kürt meselesinin sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini savunuyordu.</p>
<p>HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın: 5 Temmuz 1991&#8242;de polis kimlikli kişiler tarafından alınarak öldürüldü. Cenazesinde de kalabalığın üzerine ateş açıldı, Diyarbakır savaş alanına döndü. JİTEM adının karıştığı bu cinayet Kürt sorunundaki en büyük provokasyonlardan biri olarak görülüyor.</p>
<p>ANAP Milletvekili Adnan Kahveci: Mayıs 1992&#8242;de Özal&#8217;a sunduğu Kürt raporunda: &#8220;Askeri çözümle hiçbir ülke çözüme ulaşamamıştır.&#8221; ifadelerini kullandı. Kahveci bir yıl sonra şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.</p>
<p>72 yaşındaki Yazar Musa Anter: 20 Eylül 1992&#8242;de Diyarbakır&#8217;da öldürüldü.</p>
<p>Gazeteci Uğur Mumcu: 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürüldü. Öldürülmeden önce PKK-Devlet ilişkisini irdeleyen bir kitap üzerinde çalışıyordu.</p>
<p>Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis: 17 Şubat 1993&#8242;te şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Bitlis vefatından bir hafta önce Suriye, İran ve Irak dışişleri bakanlarıyla PKK&#8217;nın bitirilmesi için görüşmeler yapmıştı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Turgut Özal: 17 Nisan 1993&#8242;te vefat etti. Eşi Semra Özal hala eşinin öldürüldüğünü savunuyor. Özal&#8217;ın ölümü Kürt meselesini çözme çabaları ile ilişkilendiriliyor.</p>
<p>HEP kurucularından Mardin Milletvekili Mehmet Sincar: 4 Eylül 1993&#8242;te faili meçhul cinayetleri araştırmak için gittiği Batman&#8217;da öldürüldü.</p>
<p>Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın: 22 Ekim 1993 tarihinde Lice Tugay Komutanlığı bahçesinde alnından vurularak öldürüldü. PKK terör örgütü çok sansasyonel bir eylem olmasına rağmen Bahtiyar Aydın cinayetini hiçbir zaman üstlenmedi. Jandarma İstihbarat Astsubayı Hüseyin Oğuz yıllar sonra yaptığı açıklamada Aydın cinayetinin arkasında JİTEM olduğunu söyledi. Aydın, Kürt sorunun sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini savunuyordu.</p>
<p>Eski Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı emekli binbaşı Ahmet Cem Ersever: Duruşma için gittiği Ankara&#8217;da öldürüldü. Cesedi 4 Kasım 1993&#8242;te bulundu. PKK&#8217;yla mücadele adına yapılan kanunsuzlukları ve uyuşturucu ticareti gibi yasa dışı faaliyetleri mahkemede açıklayacağını söylemişti.</p>
<p>Behçet Cantürk: 24 Ocak 1994&#8242;te öldürüldü. Bu tarih, dönemin Başbakanı Tansu Çiller&#8217;in &#8220;Elimizde PKK&#8217;ya yardım eden Kürt işadamlarının listesi var, hesap soracağız&#8221; açıklamasından sonraya rastlıyor. Bu süreçte Savaş Buldan, Hacı Karay&#8217;ın da içinde bulunduğu pek çok işadamı infaz edildi.</p>
<p>Gazeteci Metin Göktepe: 8 Ocak 1996&#8242;da öldürüldü.</p>
<p>Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe: 9 Ocak 1996&#8242;da Sabancı Center&#8217;ın 25. katında susturucu takılmış tabancayla öldürüldüler. Sabancı Grubu&#8217;nun1995&#8242;te Kürt Sorunu üzerine hazırlattığı raporda &#8220;Bu sorunu sadece fabrika kurarak çözemeyiz.&#8221; deniliyordu.</p>
<p>Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan: 24 Ocak 2001&#8242;de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını yitirdi. Halkla kurduğu güçlü bağ ve Hizbullah, JİTEM gibi güçlere karşı başlattığı mücadele ile ön plana çıkmıştı.</p>
<p>Eski HADEP genel başkanlarından Hikmet Fidan: 6 Temmuz 2005 tarihinde Diyarbakır&#8217;da öldürüldü. PKK&#8217;nın eylemlerini eleştiriyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sorfnet.com/siyaset/kurt-meselesine-kimleri-feda-etmedik-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
